Habere göre yapılan araştırma ceza adalet sistemine, tahliye sonrasına ve hapsetmenin koşullarına ilişkin veriler içermekte. Öte yandan çarpıcı bir sonuç da toplumun %15’inin “suça sürüklenmiş bir çocuğa idam uygulanmalı mı” sorusuna “hayır” dememesi.

Hapiste Çocuk Ekibi

Milliyet’in 11.06.2018 tarihli haberi

‘Çocuk ceza yerine ıslah edilsin’

“Acıbadem Suç ve Şiddetle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi” ile “Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği” öncülüğünde 2017-2018 dönemine ait “Suça Sürüklenmiş Çocuklara Toplumun Bakış Açısı Araştırması” ile “Çocuk Hakları Farkındalık Çalışması”nın ilk bulguları ortaya çıktı.

696 kişinin katıldığı “Suça Sürüklenmiş Çocuklara Toplumun Bakış Açısı Araştırması”na göre toplumun yüzde 89’u ceza adalet sisteminin suça sürüklenen çocukların geri kazandırılmasına yardımcı olmadığı görüşünde. Araştırmaya katılan vatandaşların yüzde 85’i onarıcı hukuk sisteminin çocuğu topluma kazandıracağını söylüyor. Çarpıcı sonuçlardan biri de 12 yaşından küçük çocukların hırsızlık yapması durumunda adli süreçten önce başka yollar aranması talebi. 12 yaşından küçük çocukların adli süreçten önce farklı ıslah çalışmalarına yönlendirilmesi gerektiğini söyleyenlerin oranı yüzde 62.6. Sosyal yaşantısında halihazırda ‘ilişki-iletişim’ kurduğu bir kişinin çocukken suç işlemiş olmasını önemseyenlerin oranı yüzde 34. Ancak işveren konumunda olup “Huzursuz olmam” diyenler sadece yüzde 24.7.

% 66.2 idama karşı

İdam cezasının uygulanmamasını isteyenlerin oranı yüzde 62.6. “Suça sürüklenmiş bir çocuğa idam cezası uygulanmalı mı?” sorusuna ise “Hayır, uygulanmamalı” diyenlerin oranı yüzde 85 olarak tespit edildi.

Acıbadem Suç ve Şiddeti Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Oğuz Polat sonuçları şöyle değerlendirdi: “Risk altındaki çocuklar konusuna bakıldığında çocukların ev ve okul başta olmak üzere yaşadıkları ortamlarda önce istismara maruz kaldıkları görülmektedir. Fiziksel veya cinsel istismara maruz kalmış olan çocuk sokağa kaçmakta ve eve geri dönmemektedir. Sokakta yaşayan çocuğun ilk öğrendiği şey düzensiz hayat ve uyuşturucu. Bir süre sonra da bir çeteye bağlanıyorlar ve suça bulaşıyorlar. Ceza infaz kurumlarında rehabilitasyona yönelik yapılanlar çok zayıf. Suç işlemiş çocukların rehabilitasyonu temel amaç olmalı. Bakanlığın bu konuda yetersiz çalışmalar ve kadrolarının bulunması belki de aşılması gereken ilk adım olarak dikkat çekmektedir. Cezaevinden çıkan çocuğun topluma kazandırılması çok önemlidir.”

kid-jail-illustration-41393658

‘Çocuk haklarını bilmiyoruz’ 

Çocuk haklarıyla ilgili bilgi ve görüşlerin ölçüldüğü araştırmanın ilk aşamasında İzmir’de 700 kişiye ulaşıldı. Sonuçlara göre, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden haberdar olanların oranı yüzde 67, sözleşmenin içeriğinden haberdar olanların oranı yüzde 47’de kaldı. Vatandaşların yaklaşık üçte biri çocuk hakları sözleşmesi ve içeriğinden haberdar olmadığını söyledi. Türkiye’nin bu sözleşmeyi imzalayıp imzalamadığı konusunda bilgi sahibi olanların oranı yüzde 50 olarak tespit edildi. Çocuk haklarında ihlallerin bildirildiği yardım hattının ALO 183 olduğunu bilenler ise sadece yüzde 24 olarak tespit edildi.

Araştırmaya katılan vatandaşların yüzde 85’i onarıcı hukuk sisteminin çocuğu topluma kazandıracağını söylüyor.